8/recent posts

1 Şubat 2017 Çarşamba

Ellen Marıe Wıseman -Erik Ağacı


Erik Ağacı
Ellen Marie Wiseman
Arkadya Yayınları
Sayfa Sayısı : 512

Arka Kapak :
Köklerin neredeyse orada çiçek açarsın...


Büyükannemin söylediği en güzel sözdü bu. Çünkü kökün ne kadar güçlü olursa vereceğin meyve de o kadar güzel olur. Ancak benim meyve verecek dallarımı daha on yedi yaşındayken kırdılar. Dün ile bugün arasında öyle çok fark var ki... Isaac ile erik ağaçlarının arasında koşturup, birlikte büyüdüğümüz küçük Alman köyüne rüzgârlı tepeden baktığımız günler çok mu geride kaldı şimdi?

1938 yılının sonbaharı, neden savaşı beraberinde getirdi ki? Sürekli kulağımda yankılanan bomba ve siren seslerini kim silecek? Ailem ve ben sığınağa tam vaktinde gidebilecek miyiz düşüncesinden ne zaman kurtulacağım peki?

Neyi özlüyorum biliyor musunuz? Isaac ile birlikte yumuşacık ekmek üzerine sürüp yediğimiz erik reçelinin tadını. O erik reçeli benim çocukluğum, hayallerim ve umutlarımdı. Ah Isaac... İnançlarımız yüzünden bu savaş bizi ayırsa da kalbimdeki seni nasıl alacaklar? Ben, Christine Bölz, her neredeysen orada senin yanındayım. Seni seviyorum, sevgilim ve senden hiç vazgeçmeyeceğim. Hem aşk için kimler neleri feda etmedi ki...

Ardımda Kalanlar ile gönülleri fetheden Ellen Marie Wiseman, bu kez Erik Ağacı ile okuyucularıyla buluşuyor. Annesinin hayatına dayanan hikâye cesareti, kurtuluşu, kalp kırıklıklarını ve aşkla uyanan umudu müthiş bir gerçeklikle anlatıyor. 
(Tanıtım Bülteninden)

Alıntılar : 


👉
"Hayatın akışına kapılacağım.
Yaralarım alıştığım, güzel anlarla kabuk bağlayacak.
Çünkü geçmişte yaşarsam, hayatta kalamam..."
👉
Dünya hâlâ nasıl bu kadar güzel olabiliyor? diye düşündü Christine. Bulutlar böylesine korkunç bir manzaraya şahit olurken nasıl hâlâ pembe ve mavi?
👉
Sevdiğin insanı savaşta kaybetmek acı olabilirdi ama askerlerini önemsemeyip hayatta kalmaları için gerekeni yapmadan savaşa gönderen bir lider yüzünden kaybetmek çok başka bir şeydi.


Yorum : 
 
Herkese Merhabalarrr  😇

Doğum günümde bana en çok okumak istediğim kitabı alan Yiğit'e Sevgilerle ...

Kitabı instagram da görmüştüm konusu hakkında bir bilgim yoktu ama 'o kitabı almalıyım' modundayım sonra bana hediye geldi.Kitabı Rize'ye giderken yanıma aldım bir iki sayfa okurum diye ama tahminimden çabuk bitti.
Öncelikle söylemeliyim ki kitap aşırı derecede dram içeriyor.Yani kitabı okurken o duygulara kapılabiliyorsunuz.
Ağladım mı ?
Hayır.
Ama gözlerim doldu. 😳
Kitap İkinci Dünya Savaşındaki yahudi soykırımını , o dönemin Nazi Almanya sını buna ek olarak da biri yahudi diğeri alman iki gencin aşkını bize anlatıyor.Böyle savaşın ve eziyetin içinde bir aşk sürdürülür bize çok iyi anlatmış yazar.Ayrıca dönem içindeki sıkıntıları , iki tarafın da ailelerin neler yaşadığını da hem askeri kısmı hem de halk tarafını bize yansıtıyor.Ben daha önce 'Nazi'leri duymuştum ama tam detaylı bir bilgim yoktu.Kitabın bazı kısımlarında onların yaptığı eylemlerden bahsedince araştırma gereği duydum ve sonuç çok kötü  Yazarın da dediği gibi savaşın her iki tarafa da büyük acılar bıraktığını farkettim..
Ek olarak ;
Kitap karakterlerinden Christine , gösterdiği performans ve yaşadığı onca badireye rağmen dik durması benden yüksek not alırken.
Christine 'nin sevdiği çocuk Isaac ise göstermiş olduğu pısırık ve çekinik tavırlarıyla beni çok sinir etse de kitap sonunda gönlümü aldı.😆
Christine'nın kız kardeşinin kitap boyunca gösterdiği destek , şevkat beni yer yer umutlandırsana onun karşılaştığı sonuç beni fazlaca üzdü.





Beğendiysen Paylaşabilirsin :)
Hiç yorum yok:

Lütfen Düşüncelerinizi Paylaşmaktan Çekinmeyin ツ

404

Lütfen Korkmayın

Aradığınız içerik silinmiş olabilir veya yanlış bir arama yapmış olabilirsiniz.

Anasayfa