8/recent posts

8 Şubat 2015 Pazar

Erken Kaybedenler - Emrah Serbes


Emrah Serbes
Erken Kaybedenler
İletişim Yayınları
Sayfa Sayısı : 143
Kategori : 19

Arka Kapak : 
Unutmanın acısı ayrılığın acısından farklıdır.Ayrılık hüzne yakın unutmak kasvete.Yani birini er geç unutmaya mahkum olduğunu bilmenin kasvetinden bahsediyorum.Belki de neden bahsettiğimi bilmiyorum , sadece üzülüyorum keder.

AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...
Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu, saf ergenler... Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar...

Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

Konusu :

Kitap toplam 8 öyküden oluşmakta.Her hikaye birbirinden farklı ortak noktaları ise istedikleri gibi çocukluklarını yaşayamayan , küçük yaşta bir takım zorluklar çeken çocuklar.Her öykü erkek çocuklarının ağzından anlatılıyor. 10-15 yaşları arası. Erkek çocuklarına empoze edilen fikirler , aile ilişkileri , ilk aşkları , kızgınlıkları  , erkeksi içgüdüleri kısaca gerçek dünyaya adımlarına yer verilen bir kitap.

Alıntılar :                                                                                                                       
Kimi Sevsem Çıkmazı ; Syf :143

“Apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?”
“Hangisini?”
“Otomatik yanan, sensörlü lamba.”
“Hayır!”
“Komşu görmüş, yalan söyleme. süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.”
Önüme baktım..
“Neden kırdın?”
Cevap yok!
“Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle..”
“Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?”
“Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim; lambanızı sikiyim, kaç paraysa veririz. sen değerlisin benim için.”
“Beni görünce yanmıyordu baba.”
“Nasıl ya?”

“Görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni.”
“E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.”
“Hadi ya! sahiden mi?”
“Evet. ucuzundan takmışlar. Bizimle bir alakası yok.”
Babama sarıldım, yıllar sonra…’’ 

  Yorum :Sanırım 19.Kategoride beni mutlu eden bir yazar oldu Emrah Serbes , yazdığı öyküler o kadar tanıdık , dili o kadar sade , komşu kızına aşık olma , mahalle maçları aslında yazdıkları sizin veya etrafınızdaki insanların yaşadıkları herhangi bir durum olabilir.Kitabın bazı yerlerinde ince esprileriyle de yüzümü güldürdü.
                                                         

   


                                               



                                                   
                                                             
                                                       
Beğendiysen Paylaşabilirsin :)
Hiç yorum yok:

Lütfen Düşüncelerinizi Paylaşmaktan Çekinmeyin ツ

404

Lütfen Korkmayın

Aradığınız içerik silinmiş olabilir veya yanlış bir arama yapmış olabilirsiniz.

Anasayfa