27 Mayıs 2017 Cumartesi

Çocuk Kitapları | Dikkat Kütüphanede Ejderha Var !!

10


Dikkat Kütüphanede Ejderha Var !
  Carly Hart
Pearson Yayınları
Sayfa Sayısı : 32

Arka Kapak : 
Kütüphanede ejderha olur mu? Eğer söz konusu Baybars ise sıradan bir kütüphane gezisi bile muhteşem bir maceraya dönüşebilir! Kitap rafları arasında dolaşırken gerçek bir şövalye ile tanışan Baybars, ejderhaları bulmak için sürprizlerle dolu bir maceraya atılacak. Ayılar, mor canavarlar, on kollu yaratıklar... Acaba ejderhaları görebilecekler mi? Kütüphaneye gitmek hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı!
(Tanıtım Bülteninden)

Yorum : 

Herkese Merhaba 😃

Bugün değişik bir kitap yorumuyla karşınızdayım.Öncellikle ben bir anaokulu öğretmeni olduğum için Türkçe Dil Etkinliklerinde büyük bir bölümünü kitap okuma saati olarak değerlendiriyorum.Ayrıca aylık bültenlerimizde 'Kitap Günü' yer alıyor.Bu günlerde çocuklar istedikleri kitapları okula getiriyor ve biz de kitap okuma saatinde okuyoruz.



Öncellikle size bu kitaptan bahsetmek istiyorum.Konusu ise ; Baybarsa okuldaki ödevleri yetmemiş gibi öğretmeni ona bir ejderha çizim ödevi veriyor ama Baybars daha önce bir ejderha görmediği için yapmakta zorlanıyor.Daha sonra annesi ona kütüphane gitmeyi teklif ediyor.Kitaptaki kütüphane kale şeklinde , daha sonra oradan ejderhalar ile ilgili kitap alırken aynı kitabı bizim küçük şovalye de seçiyor ve bu ikili ejderha avına çıkıyor.
Öncellikle çizim kalitesi çok güzeldi.Metinden ziyade daha çok görselliği çok olması benim hoşuma gitti.Çünkü çocukların inceleyeceği daha çok alan var.



Daha sonra Baybars ve Küçük Şovalye 'nin ejderhaları bulma yolunda giderken bir Ayı ve Mor Yaratık ile karşılaşıyorlar.Onları da aralarına alıp yola devam ediyorlar.En son da ejderhaları buluyorlar ama onlardan korkuyor Baybars Küçük Şovalye ise ona onların resimlerini çizmeyi teklif ediyor.Baybars resim çizmeyi çok seviyor.Daha sonra kütüphaneye geri dönüyor.Annesinin yanına gidince hem ödevini bitirdiğinden bahsediyor hem de artık kütüphanede daha sık vakit geçirmek istediğini..

Kitabı anlattım sanırım :) Tabi bahsetmediğim yerler var.Ama kitabı okumayı bitirdiğim de ''Bir dahaaaa'' seslerini duyduğum için sizinle paylaşmak istedim.

4+ yaşları için uygundur.

Sevgilerle



19 Mayıs 2017 Cuma

10


Ve kadın kusura bakmadan gitti
Yine de güçlüydü , huzuru tatmadan gitti
Gözünde ufak bir yaş , sele büründü tahminen
İçine attı kadın , ses etmeden gitti
Hayallerini ateşe verdi , söndürmeden gitti
Yüzünde ufak bir dert,kederdi tahminen
İçine attı kadın , hiç üzmeden gitti.

15 Mayıs 2017 Pazartesi

İzledim | Goblin

10

Adı: Goblin 
Tür: Dram, Romantik, Fantastik
Bölüm Sayısı: 16
Yapım Yılı2016- 2017
Ülke: Güney Kore
Oyuncular :
Goo Yong | Kim Go-Eun| Lee Dong-Wook |Yoo In-Na |Yook Sung-Jae

Konusu : 

Dizi ölümsüz ruhunu ölümlü yapabilmek için insan türünden bir evlilik gerçekleştirmesi gereken bir goblinin hikayesini konu alacak olup ölümsüz bir goblin ile hafıza kaybı yaşayan bir ölüm meleğinin çeşitli gelişmeler sonucu bir arada yasamaya başlaması üzerine şekillenecektir. (Yeppudaa.com'dan alıntıdır.)







Dizide Kim Shin olarak karşımıza çıkıyor.Dizi de generali olarak halk tarafından sevilmesini katlanamayan Kralın bazı kişiler tarafından doldurulmasıyla bir takım olaylar yaşanıyor ve biz onu günümüzde Goblin olarak görüyoruz.
Ben bu karakteri çok sevdim ilk başlarda bana donuk gelse de ilerleyen bölümler de beni hem güldürdü hem ağlattı. 







Ji Eun Tak , dizide öncelikle küçüklüğüne şahit oluyoruz.Biraz zor zamanlar geçirdiğini söyleyebiliriz.Ayrıca dizi de hayaletleri görebiliyor.
Dizi de onu sürekli kırmızı atkısı ve mum, çakmak , kibrit üflerken görebiliriz.😂
Onun dışında tabi ki goblin gelini olduğunu da unutmayalım.

 Dizi de Azrail olarak karşımıza çıkıyor.Dizide büyük günah işleyenlerin Azrail olarak dünyaya geldiğini ve geçmiş hayatına dair hiç bir şey hatırlamadıklarını söylüyorlar.Tabi nasıl bir günah işlediğini sonlara doğru öğreniyoruz.Aslında dizi de sürekli bir donuk yüz ifadesi ve gözlerinde sicim sicim yaş akan bir karakterdi.Ben gülen resmini koymak istedim.






Bayan Sunny. Bir tavuk dükkanı işletiyor ama pek müşterisi yok denilebilir.Daha sonra Eun Tak 'ın patronu oluyor ve bu şekilde güzel kurgunun bir parçası oluyor.Sunny'ın olduğu sahnelerde ben çok severek izledim.










(  Kahkalara Boğulduğum Sahne )


















Yorum : 
Herkese Merhaba 😊Bu benim 3. izlediğim kore dizisi aslında bu diziyi seyretmeden önce esseve rin 'in yazısını okumuştum.Sonra bir akşam başlayayım dedim.Öncelikle benim kore dizileri hakkında bir bilgim yok yani size önceden oynadığı diziyi ve ya hangi partner le iyi olduğunu yazamam.Ben sadece izlediğim şeyin güzelliklerinden bahsedeceğim.✌
Çok da spoi vermek istemiyorum.Öncellikle diziyi izledikten sonra kurgusuna hayran kalıcaksınız sanki ilmek ilmek işlenmiş gibi gereksiz bir sahne yoktu bana göre.Onun dışında tabi ki dram kısmı ağırlıklıydı biraz yani ağladım itiraf ediyorum :) Son bölümlerde bazen 'of yeter ne olucak' derken bulduysam bile kendimi son bölümde beni şaşırttı.Ama eksik gibi geldi bana yani ''acaba ona ne oldu'' diye merak ettiğim en son bölümde.Ayrıca 16. bölümün gereksizliğinden hiç bahsetmeyeceğim :)





















14 Mayıs 2017 Pazar

A N N E M

8


Annem ,
Bu seninle geçirdiğimiz nice Anneler Günün'den biri Şükürler Olsun Ki.
Belki ilk söylediğim kelime Anne olmadı ama bu yaşıma kadar dilimden düşürmediğim tek kelimesin.
Herkes için Annesi özeldir.Ama senin bende ki yerin bambaşka , öncelikle bana verilen en güzel armağansın.İyi ki yaşamımı senin yanında sürdürüyorum.Öncellikle belki bu zamana kadar sana ifade edememişimdir.Ama bana verdiğin tüm emekler için Çok Teşekkür Ederim.Çünkü sen olmasaydın ben şuan ki Rabia olmazdım.Öncellikle arada da kızıyorum he sana hatırlıyorum.Küçükken çok yaramazlık yaptığımda beni yanında yatırmazdın ne ağlardım.İçim çıkarmış gibi.Ben o zamanlar anladım Senin benim için bir nefes olduğunu...
Seni kaybetme korkusu nu  taa o zamanlarda yaşadım.O yüzden belkide sana bu kadar bağlıyım.O yüzden seni kimseyle paylaşamıyorum.O yüzden seni şu hayatta üzenleri, kıranları, canını acıtan insanları içten içe kin besliyorum.Eğer ben sen uyurken senin nefes alışını kontrol ediyorsam , telefonuma cevap vermediğinde endişeleniyorsam sen Değerlisin bundan ötesi yok.Ama artık o küçük kız çocuğu olmadığım için bunlarla senin için tek tek savaşacağım.Çünkü anne-kız olmak bunu gerektirir.💓

Ben senin çayı demli sevmeni , Kırmızı rengine aşık olmana ama siyahın asaletine vurulmanı , Her olumsuzluğu tek başına göğüslemeni , Bir şarkıyı senin sesinden duymayı , Kısa zamanda sosyal medyayı öğrenmeni, Eski anılarını senden dinlemeyi , Bir şey isterken bana watsaptan 'canım aşkım' lı mesajlar atmanı, Beni sık sık kontrol etmeni , İyi bir dinleyici ve yol gösterici olmanı,Bana yaptığın sarmaları , tostları , patates yemeklerini , Sinirlenince ağlamanı , üstelik beni de ağlatmanı , O masum gülüşlerini
                                               

   💙 .S E V İ Y O R U M.💙


İyi ki varsın Annem,


Bu hayatta beni tek bırakmadığın için teşekkür ederim.Bana bir kadın tek başına neler ile mücadele eder üstüne üstlük bir de kız çocuğu büyütür bununla da yetinmeyip birde elalemin gereksiz yorumlarına nasıl cevap verilir onu gösterdiğin için için çok çok çok DEĞERLİSİN.
Teşekkür ederim Annem .
Güçlü bir kadın olduğun için ...




S E N İ    Ç O K   S E V İ Y O R U M.


💙







4 Mayıs 2017 Perşembe

Nazan Bekiroğlu - Yusuf ile Züleyha

8


Nazan Bekiroğlu
Yusuf ile Züleyha
Timaş Yayınları
Sayfa Sayısı : 224

Arka Kapak : Nasıl herkese duyurur da sesimi derim: “Bu anlattığınız ben değilim. Ben bu anlattığınız değilim. Yusuf'u ben nasıl yerim? Ben Yusuf'u nasıl yerim?” Sözünün bu kısmına gelince kurt, nemli gözlerinden boncuk gibi yaşlar dökülmeye başladı. Gri tüylerle kaplı göğsü, ön ayakları ıslandı. Bir ah çekti derinden derine. Islak burnu daha ıslandı. Ve devam etti: “Ben şimdi adımı nasıl temize çıkarayım. Alnıma sürülen bu kapkara lekeyi neyle, nasıl yıkayayım? Öyle bir leke ki değil bana, yeter kıyametin kopacağı güne değin gelip geçecek tüm torunlarıma. Tek muradım, bütün yaratılmışların sahibi olan Tanrım. Bu ayıpla yaşatamazsın beni. Ya alsın yeni doğmuş bütün kurt yavrularıyla birlikte canımı, kurt neslinin dalı yaprağı burada kesilsin, ya da adım temize çıksın.”


Alıntılar: 
👉O günden sonra Mısır'ın lisanına, sadaka vermek anlamına gelen bir deyim yerleşti: Züleyha'nın gülümsemesi.

👉“Züleyha, Yusuf’a bir mektup yazmaya başlayınca
Yusuf diye başladı,
Yusuf diye bitirdi.
Gördü ki hitaptan öteye geçemedi.
Anladı ki aşkın nâmesinde ser-nâmeden öte kelam yok.
Ve Züleyha’nın lügatında Yusuf’tan öte sözcük yok. "

👉Rabbim, diye, devam etti Yusuf duasına... Benim tedbirim senin takdirinden küçüktür.

👉Dedi, ah kızım, eğer o sana bakmıyorsa sen onun baktığı yerde olursun. O gelmiyorsa sana, sen onun gittiği yerde durursun.


Yorum : 

Herkese Merhaba :)

Güzel bir kitap ile karşınızdayım.Öncellikle bu sıralar etrafımda iyi bir aşk / sevgi / vs. göremediğim için dedim ben bu sevgiyi kitap dan öğreneyim 😉😊😊

Bu kitabı kitapağacı yılbaşı çekilişinde sevgili kardelen göndermişti.Anca fırsat bulabildim okumak için.Yusuf ile Züleyha'nın hikayesini daha önce duymuştum zaten.Kitap da daha çok Züleyha'nın Yusuf a beslediği aşkı yazar şiirsel bir dil kullanarak bizlere yansıtmış :) Züleyha'nın aşkı için neleri göze aldığını ve sonunda manevi açıdan bir şeyler kazandığını öğrenmiş oldum.Sadece Yusuf'un da Züleyha'ya olan duygularını biraz daha okumak isterdim.Bu benim fikrim genel olarak kitabı beğendim.Hani derseniz ki daha önce duyduğumuz dan farkı ne olur ?
Yazarın bu hikayeyi alışılmışın dışında daha çok duygu yüklü bir anlatım biçimiyle yazmış olması diyebilirim sadece
Kitabı okurken aklıma Ramazan ayın da televizyonlarda verilen H.Z.YUSUF filminde ki karakter geldi hep ama Züleyha'yı kimseye yakıştıramadım :)

"Çok zordu Yûsuf'u görmeyen gözün Züleyhâ'yı anlaması..Çok kolaydı Yusuf'u görmeyen gözün Züleyhâ'yı kınaması..!"

Bu sözü de buraya bırakayım belki merak ederseniz diye 🤞




26 Nisan 2017 Çarşamba

Stefan Zweig - Bir Çöküşün Öyküsü

10

Stefan Zweig
Bir Çöküşün Öyküsü
İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı : 56

Arka Kapak :
Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.


Alıntılar : 



👉Tek bir insanın diğeri için neler ifade edeceğini hiç bilmemişti, çünkü hiç yalnız kalmamıştı.



👉Ne yapacağını bulamıyordu; içinde her şey susmuş, yüreğinin anlamlı müziği, anahtarı kaybolmuş müzikli saat gibi ölmüştü.


👉''Uçuruma dans ederek düşmek istiyordu.''







Yorum : 

Herkese Merhaba 👼
Yine bir Zweig kitabıyla karşınızdayım.Sanırım kitap depomun sonuna geliyorum son bir Zweig kitabım daha kaldı ondan sonra bitiyor😊
Kitabın konusu ; Bir zamanlar tüm Fransa da iktidar sahibi bir kadının , bu iktidar ve şatafatlı hayatının kralın gözünden düşmesiyle , Normandiya ya sürülmesi ve orada geçirdiği zamanı anlatıyor.Gel gelelim ki , kitabı okurken aklıma 'Muhteşem Yüzyıl'ın sahneleri geldi.😁😁Hani orada da sürgün vardı işte geri dönme çabaları , uşaklara altın vermeler filan.
Öyle bir an gözümde canlandırdım ben😜
Ayrıca  kitabın aslında yazarın en sevdiğim özelliği bir karakterin yaşadığı duygu değişimlerini bu kadar etkileyici ve gerçekçi olarak okuyucuya yansıtması yine benim kitap ta en beğendiğim kısım oldu.Normandiya ya giden Madame de Prie burada da Paris teki hayatını yaşamayı arzuluyor fakat olaylar onun istediği gelişmiyor yani bu bizim Madame'ın sonu pek güzel bitmiyor.Neyse oralarına girmiyorum ama etkileyici bir vazgeçiş ve son oldu bunu bilin yeter.







16 Nisan 2017 Pazar

Wulf Dorn - Şizofren

4


Wulf Dorn
 Şizofren
Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı : 400

Arka Kapak : 

Ne kadar zaman geçtiği önemli değil
Ne kadar değiştiğin önemli değil
Sessizlik seni çıldırtmaya devam edecek
Ve dehşetin soğuk pençesini hissedeceksin

Psikiyatr Jan Forstner başarısız bir evlilikten ve işini kaybettikten sonra doğduğu yer olan Kahlenberg'e geri döner. Yirmi üç yıl önce, küçük kardeşi iz bırakmadan ortadan yok olmuş, hemen ardından babası bir araba kazasında ölmüştür. Kardeşinin başına gelenlerle ilgili belirsizlik ve babasının korkunç kaybı Jan'ın ruhsal durumunu belirler ve onu rahat bırakmaz.
Kâbuslarını geride bırakmayı ve tekrar yaşamaya başlamayı istiyordur, ama klinikteki bir hasta intihar edince, Jan kendisini yirmi üç yıldır gizli kalmış korkunç sırrı açığa çıkaracak olan soruşturmanın içinde bulur...

Alıntılar :
👉Umut, evet, bu iyi bir şeydi.

👉Belki de tesadüflere inanmamızın sebebi tam tersini kaldıramayacak olmamızdır.

👉İnsan yetişkin olduğunda her şey kendisine çocukken hatırladığında daha küçük görünür

👉Geçmişinin derinliklerine inmek ve güçlükle hapsetmeyi başardığı eski hayaletleri serbest bırakmak fikri onu korkutuyordu...

Yorum :

Herkeslere Merhaba 😙

Bugün size süper ötesi psikolojik gerilim içeren bir kitap dan bahsetmek istiyorum.Öncelikle Wulf Dorn la tanışmam geçen sene şubat aylarındaydı ilk önce Oyunbaz isimli kitabını okumuştum ve kitaba bayılmıştım.Bu sefer de kuzenimin tavsiyesi üzerine Şizofren kitabını aldım.Ve okumaya başladım.
Öncelikle kitabın ismini okuduktan sonra sizi neler bekliyor onu merak ediyorsunuz.Kitabın akıcılığı kurgusu çok güzeldi. Kitap da yer alan bazı Pedofili vakaları benim daha dikkatimi çekti.Üniversite de psikoloji derslerine gitti bir an aklım.😁Onun dışında kitabın ilk sayfalarında Jan'ın ikinci şans diye nitelendirdiği işine başlamasını , eski anılarını hatırlamasını, bunun dışında yeni çevresiyle ilişkilerini anlatmasıyla geçiyor.Bu kısımları okurken '' eee hani nerede ekşınlı kısımlar nerede adrenalin'' diyorsunuz ki yazar sizi şaşırtmadan hemen bir anı ile sizi heyecanlandırıyor.😂😂İşte o an dan sonra tahmin etme yetisi devreye giriyor.Olayları birbirleriyle bağlamaya başlıyorsunuz ve sonunda '' Acaba '' diyorsunuz.Olabilir mi ? Benim küçük bir ihtimal bile olsa tahmin ettiğim doğru çıktı diyelim.😎 Onun dışında Jan'ın yaşadığı duygu yoğunluğu çocukluktan itibaren yaşadığı olaylar beni az da olsa etkiledi.İnsanın çocukluk çağında yaşadığı iyi / kötü tüm olayın ileri ki yaşantısını etkilediğini bir kez daha görmüş oldum.

Daha yazıp anlatmak istediğim çoook şey var ama onları anlatırsam kitabın tamamı hakkında bilgi vermiş olurum.O yüzden gerilim kitaplarını seviyorsanız.Ve ya işte sıradan normal tek düze giden romanlardan sıkıldım.Biraz adrenelin istiyorum diyorsanız.Sizi Wulf Dorn ' a yönlendiriyorum.
Ama ufak bir tavsiye ben yazarın kitaplarını sondan başlayarak okuduğum için bazı olaylardan habersiz kaldım.Siz öyle yapmayın sırayla okuyun 😅 



9 Nisan 2017 Pazar

Mim | Marka Mimi

4








Herkese Merhaba ✋

Sevgili Deep beni marka mimine etiketlemiş VE söyle açıklamış mimi ;
👉Kolay bir mim hazırladım. Marka mimi olacak bu. Hepimizin sevdiği markalar vardır. Giyim, gıda, kozmetik, bilgisayar gibi. İsteyen arkadaşlarımız en sevdikleri üç markayı yazacaklar ve isterlerse neden sevdiklerini de açıklayacaklar.  👈
 Haydi Başlayalım O Zaman 😎


   👉 SUPERGA👈

Yapısını çok beğendiğim bir ayakkabı markası ayrıca renkli ve sade modelleriyle tüm kıyafetlere uyum sağlayabiliyor.Seviyorum 😎



👉 MİKRO 👈

Her şey bir 0,7 kalem ucu almayla başlamıştı.Lise yıllarımda başka bir marka kullanmadım.Kırtasiye malzemeleri olarak benim tercihim olmuştur hep.



👉DEFACTO / KOTON👈

Tamam burada biraz hile yapmış olabilirim.Ama şöyle bir açıklamam var 😇

Koton'un üst grup ürünlerini beğeniyorum.
Defacto'nun ise hem alt grup ürünlerini kullanıyorum.



İşte oldu 💃💃💃

Öyle çok çok marka tutkunu olmadım bu marka haricinde de ürünler kullanıyorum ama bu markalardan çok memnunum öncelikli tercihlerim oluyor.
Mimi okuyan, yapmak isteyen herkesi mimliyorum.

Görüşmek Üzere 😊




31 Mart 2017 Cuma

Özgür Bacaksız - Mutsuz Çocuklar Ülkesi

13



Özgür Bacaksız
Mutsuz Çocuklar Ülkesi
Destek Yayınları
Sayfa Sayısı : 144

Arka Kapak : 
Süper Baba'nın müziğini flütle çaldığımız günlerde çok enteresan çocuklardık, Tsubasa izlerken çarpan kalbimiz, banyo sonrası Bizimkiler dizisi... Hayatın seyrinde güzel bir yolculuktaydık, önce hüpleten sonra gümleten felsefemiz, can sıkıntısının artan yoğunluğunda uhuyla geçirdiğimiz zamanlar, amacımız basitti yani: Masumluk... Amma velakin çok masumduk!
(Tanıtım Bülteninden)


Alıntılar : 
👉Ve insan bir gün anlar ki; çok sevdiği her şey uçup gider, değişir yürekler, biter duygular. Geride kalır müzikler, duygular,anılar. Suçu olmayan tüm şeyler geride kalır.Ama insan gider. Çok sevse de gider.

👉Dengesizliğin anatomisini çizdim ruhuma.

👉Kaçtığı ne varsa insanın,
hep ondan önce gider, sığınacağı yerlere.

👉Ufak şeyleri sevmeli insan, basit hayaller kurmalı, büyük olan ne varsa çöpe atmalı...

👉Kendin/ kendine iyi geldikten sonra, başkasının sana nasıl geldiği, senden nasıl gittiği önemsiz.

👉Samimiyet çok değerli , bizi bize hissettiren kitaplar çok değerli...

Yorum : 
Vay Be ! Diyorum.😎😎

Ne bu hız diyorum kendime 😀 Dalga geçiyorum tabi ki de.

Sevgili Zweing den sonra ne güzel geldin sen Bacaksız :) ( Kitapta çok geçti yazmak istedim ) 😇

Öncelikle kitabı açtığımız da bizi Tezer Özlünün ;

''Çok kötümser bir yazardı diyor.
Yazar kötümserlikten doğar diyorum ''

sözü karşılıyor.Onun haricinde yazarın çocukluğu ( 90 lara denk geliyor ) dair anılarından derleme bir kitap .Ben kitabı okurken çok keyif aldım.Yazarın yazım şekli yer yer argo kullanması nedense bana samimi geldi bilmiyorum.Onun dışında bize o zamanlar çocuk olmayı , mahalle kavgalarını , ilk aşklarını , ilk deneyimlerinden bahsediyor.Okurken rahatsız olduğum tek yer ise bölüm geçişlerinde ki 'koyu harfle yazılmış'kısımlarını pek sevemedim hatta bir kaçını okumadan geçtim hep tekrar gibi geldi.Onun dışında hoşuma gitti.Özellikle sonlara yaklaşırken ''Nenemin Meşhur Tavuklarına'' çok güldüm.😆

Aslında ben bu yazarın ''Deli Çocuğun Güncesi'' kitabını da okumuştum ama bulamadım silmiş olabilirim diye düşündüm.Emin değilim 🤔🤔


Kısacası ben okurken çok keyif aldım ve kitabı beğendim.Hani böyle kesinlikle okumalısınız diye bir şey demem ama geçmiş yıllara dair bir şeyler hatırlamak isterseniz ve ya gerçekten  başkasını dinlemeyi seviyorsanız da okuyabilirsiniz.







28 Mart 2017 Salı

Stefan Zweing - Olağanüstü Bir Gece

20



Stefan Zweıg
Olağanüstü Bir Gece
İş Bankası Kültür Yayınları
Sayfa Sayısı : 80

Arka Kapak : 
Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu fark eder. İçindeki haz dolu esrime, aynı günün akşamında onu gece âleminin son atıklarının arasına, "hayatın en dibindeki lağımlara" sürükleyecek, varış noktası ise ruhani bir uyanış olacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)

Alıntılar :   

👉Denizde susuzluktan ölen biri gibiyim.

👉Ah, tekrarlamak tutkuyu bile nasıl monotonlaştırıyor.

👉Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık.

👉Eğer nasıl biri olduğumu bilseydiniz, şu anda beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümse kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında.





Yorum : 

Herkese Merhaba :)

En son kitap alışverişime indirimden yararlanarak iki tane Zweing kitabı eklemiştim.Ben daha önce okuduğum kitaplarını çok beğenmiştim.Yazarın kendine has tarzı hoşuma gitmişti.Bu kitabı yanımda taşıyalı on gün oldu itiraf etmeliyim.Kitap sayfası az ben bunu bir oturuşta bitiririm diye düşündüm ama öyle olmadı yaa 😅😅
Neyse ki sonunda son sayfaya gelebildim.Kitabın konusuna gelince ; Halkın üst kesimlerinden bir burjuvanın git gide kaybettiği duygu ve hislerini yavaştan fark etmesi.Artık olaylara tepki vermemesi , bir monotonluğa geçtiğini anlıyor.Daha sonra bir gün dışarı çıkar ve yaşadığı olaylardan sonra  bu donuk duygularının aksine adrenalin ve korkuyu hisseder.Bu duyguları hissettikçe de kendi sınırlarını zorlamaya başlıyor.

Aslında ilk  sayfalar da ''olağanüstü gece '' den bahsedince ben  kafam da daha trajedik bir olay canlandırmıştım.Yazarın en sevdiğim özelliği ise olayı çok iyi betimleyip okuyucuya aktarması benim yazarda en beğendiğim özellik.Örneğin , hani bir olayı uzun araya zaman katarak yazan yazarlara göre , bir günü hatta saat dilimini bile okuyucuya en iyi şekilde betimleyerek yansıtması çok güzel.

Kitabın konusunu beğendim.Aslında kitabın sadece son sayfalarını beğendim.Akıcılık konusunda ben zorlandım.Yani aslıda gözüm bu aralar hep 'bölümlü' kitaplara alıştığı için , bu kitap da bir boşluk bir ara aradım.Hele hele benim için öyle oturup bir saatte bitirebileceğim bir kitap değildi.


Yazarın Daha Önce Okuduğum Kitaplarına B U R A D A N ulaşabilirsiniz.









25 Mart 2017 Cumartesi

İzledim | Deli Aşk

4


Yapımı : 2017 - Türkiye
Tür :  Komedi , Romantik 
Süre: 104 Dak.
Yönetmen : Murat Dündar, Murat Emre Kaman
Oyuncular :Emrah Kaman ,  Pelin Akil ,  Toygan Avanoğlu ,  Şafak Pekdemir ,  Nilperi Şahinkaya
Senaryo :Emrah Kaman ,  Murat Kaman


Konusu : 
 Emrah Kaman ve Murat Kaman'ın senaryosunu yazdığı Deli Aşk, Maraş dondurmacısı Ekrem’in sevdiği kız Neşe’nin kalbini kazanmaya çalışırken başına gelen komik olayları konu ediyor. ´Deli Aşk´ filminde ünlü komedyen Cem Yılmaz, kendine has tedavi yöntemleri olan enteresan bir Psikolog Şefik Ercan’ı; usta oyuncu Zafer Algöz ise ´Carol´ adında kadın karakteri canlandırıyor. Cem Yılmaz'ın yapımcılığını yaptığı filmin oyuncu kadrosunda Pelin Akil, Şafak Pekdemir, Abdullah Şahin, Yasemin Öztürk, Nilperi Şahinkaya, Toygan Avanoğlu gibi isimler yer alıyor.

                                                                            ★


Filmden Kesitler :







18 Mart 2017 Cumartesi

Lauren James - Bir Sonraki Hayatımız

12


Lauren James
Bir Sonraki Hayatımız
Yabancı Yayınları
Sayfa Sayısı : 360

Arka Kapak : 
Sevdiğiniz insanı kaç kere kaybedebilirsiniz? Katherine ve Matthew'nun kaderinde asırlar boyunca tekrar tekrar doğmak vardı. Her seferinde birbirlerine umutsuzca âşık oluyor ve trajik bir şekilde ayrılığı tadıyorlardı. Belki de bir sonraki hayatlarında her şey farklı olacaktı…

"Eğlenceli, romantik ve okumadan duramayacağınız bir roman."
-The Bookseller-

"Komik, benzersiz, tutkuyla ve tehlikeyle bezenmiş, kesinlikle bağımlılık yaratacak olan Bir Sonraki Hayatımız, yılın en iyi gençlik romanlarından biri. James okurlarını tanıyor ve deneyimli bir yazarın güveniyle ve eksiksiz hayal gücüyle yazıyor. Kendine saygısı olan hiçbir genç bunu kaçırmak istemez!"
-Lancashire Evening Post-

"Bu kitabın bitmemesini istedim ama aynı zamanda çiftin, Katherine'in de 'dehşet verici, güzel dans' olarak tarif ettiği üzere, tarihin farklı dönemlerinde neden tekrar tekrar ortaya çıktığını öğrenmek istedim. Kitabın, soruların cevaplandığı ve okuru büyük bir sürprizin beklediği sonu da mükemmeldi. Bu yetenekli genç yazarın yazacağı kitapları okumak için sabırsızlanıyorum."
-The Scholl Librarian-

"Gerçek aşk ve reenkarnasyon üzerine eğlenceli, sürükleyici ve inanılmaz yaratıcı bir hikâye."
-Louise O'Neill, Kusursuzlar'ın yazarı-
(Tanıtım Bülteninden)


Yorum : 


Herkese Merhaba :) Geçen hafta İdefix 'in indirimden yararlanıp kendime bir kaç kitap sipariş etmiştim.Bu kitabı en son listeme eklemiştim.Çünkü konusu az da olsa kafa karıştırıcıydı.Kitaplarım geldiği zaman önce bu kitaptan okumaya başladım.
Gel gelelim konusuna , yazarımız kitabımızda iki karakteri ( Katherine ve Matthew)  dört farklı zaman diliminde bize anlatmış.Sanırım bunu anlatacak en güzel görseli yukarıya ekledim.😎

2039 : Üniversite de Kimya Öğrencileri
1745 : Carlisle Kuşatması
1854 : Kırım Savaşı
2019 : Gelecek İçin Çalışan Bilim İnsanları

Evet karakterlerimiz bu zaman dilimlerinde karşılaşıyorlar , aşık oluyorlar ve birlikte yaşıyorlar belli bir amaca hizmet ettikten sonra ölüyorlar.Karakterler çok akıllı , eğlenceli , tutkulu ve mizah dolu.Bu yüzden zaman dilimlerinde ki halleri de merak uyandırıyor.Kitapta sevdiğim ilk özellik zamanlar arası geçişte hiç kafa karıştırıcı olmaması yani bölümlerin devamlılığını güzel sağlamış nerede kalmıştım burada ne olmuştu demedim
Kitap da ki  görsel tasarıma bayıldımm  ! Evet Katherine ve Matthew 'in buzdolabına bıraktığı notlar,anında mesajlaşma konuşmaları , gazete makaleleri v.b.Yani normal bir şekilde anlatmayıp görseller ile desteklemelerini sevdim.Ayrıca kitap da yer yer ''Denekler tehlikede , Müdahale önerildi, Zaman Düzlemi'' gibi yazılar ile karşılaştım ama bunun ne olduğunu hakkın bir fikrim yok.🙈

Bir devam kitabı olmasına sevindim.Yurtdışında yayınlanmış ama biz de çevirisi ne zaman yapılır bir fikrim yok ama umarım en kısa zaman da olur.😃